Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Devrim Erbil
Sanatçı

Devrim Erbil (1937), Türk resim sanatında "resmin şairi" olarak anılan, çizgiyi ve ritmi bir üslup ötesinde varoluşsal bir ifade biçimine dönüştüren yaşayan en önemli ustalardan biridir. 1955 yılında girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Halil Dikmen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi olmuş, 1959 yılında mezuniyetinin ardından "Soyutçu 7’ler" grubunun kuruluşunda yer almıştır.

Devrim Erbil
Devrim ErbilMine Sanat E

Biyografi

Devrim Erbil (1937), Türk resim sanatında "resmin şairi" olarak anılan, çizgiyi ve ritmi bir üslup ötesinde varoluşsal bir ifade biçimine dönüştüren yaşayan en önemli ustalardan biridir. 1955 yılında girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Halil Dikmen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi olmuş, 1959 yılında mezuniyetinin ardından "Soyutçu 7’ler" grubunun kuruluşunda yer almıştır. Akademik kariyerine 1962 yılında asistan olarak başlayan Erbil; İspanya, Fransa ve İngiltere’de gerçekleştirdiği sanatsal araştırmaların ardından profesörlük, bölüm başkanlığı ve dekanlık gibi pek çok idari görevi üstlenmiş, 1991 yılında ise "Devlet Sanatçısı" unvanıyla onurlandırılmıştır. Sanatçının karakteristik üslubu, Anadolu’nun kültürel mirası ile doğanın devinimini buluşturan eşsiz bir çizgi estetiğine dayanır. Özellikle "Anadolu’da Yaşam Üstüne Çeşitlemeler" dizisiyle başlayan süreçte, birbirini tekrarlayan ama asla tıpkısı olmayan çizgilerle doğanın gizemini ve yaşamın ritmini yakalamaya çalışmıştır. Erbil’in resimlerinde çizgiler, tıpkı şiirdeki sözcükler gibi bir araya gelerek bir "titreşim" etkisi yaratır. Bu titreşimler, izleyiciyi yüzeyin sığlığından çıkarıp derin bir perspektif ve hareket duygusunun içine çeker. Erbil’in en büyük tutkularından biri, 60 yılı aşkın süredir yaşadığı ve her köşesini sanatsal bir belleğe dönüştürdüğü İstanbul’dur. Kenti bazen kuşbakışı bir genişlikle, bazen de minyatür geleneğini andıran bir detaycılıkla ele alan sanatçı, İstanbul’un tarihsel dokusunu modern bir plastik dille yeniden kurgular. Kuşların kanat seslerindeki müziği ve Boğaz’ın dalgalarını fırçasına taşıyarak kenti titreşimlerin büyüsüyle sarmalar. Onun İstanbul resimleri, sadece bir şehrin belgelenmesi değil, aynı zamanda yaşama sevincinin ve anlık mutlulukların görsel birer manifestosudur. Erbil, üretkenliğini hâlen sürdürmekte ve 2019 yılında layık görüldüğü Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü gibi pek çok takdirle sanat yolculuğuna devam etmektedir. Balıkesir’de kendi adıyla açılan çağdaş sanat müzesi, sanatçının gelecek kuşaklara bıraktığı en somut miraslardan biri olarak öne çıkar.

Arşiv