Ergin İnan (1943), Türk resim sanatında metafizik derinliği ve Doğu-Batı sentezini en sarsıcı biçimde birleştiren ustalardan biridir. İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun olduktan sonra Münih ve Berlin gibi sanat merkezlerinde DAAD bursuyla uzun yıllar araştırmalar yapan sanatçı, akademik kariyerini Marmara ve Yeditepe üniversitelerinde profesör olarak sürdürmüştür.

Biyografi
Ergin İnan (1943), Türk resim sanatında metafizik derinliği ve Doğu-Batı sentezini en sarsıcı biçimde birleştiren ustalardan biridir. İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun olduktan sonra Münih ve Berlin gibi sanat merkezlerinde DAAD bursuyla uzun yıllar araştırmalar yapan sanatçı, akademik kariyerini Marmara ve Yeditepe üniversitelerinde profesör olarak sürdürmüştür. 2010 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen İnan, eserleriyle British Museum’dan Berlin Dahlem Müzesi’ne kadar dünyanın en prestijli kurumlarının kalıcı koleksiyonlarına girmeyi başarmıştır. Sanatçının üslubu, varoluşun gizemini mikro ve makro düzeyde sorgulayan eşsiz bir görsel dil üzerine kuruludur. Ergin İnan denilince akla gelen en ikonik öğeler olan böcekler, kelebekler ve insan portreleri; sadece görsel birer figür değil, yaşamın ve ölümün döngüsünü simgeleyen metafiziksel göstergelerdir. Zoolojiye olan derin ilgisini, eski el yazmalarının estetiği ve Mevlana felsefesinin mistisizmiyle harmanlayan sanatçı, yüzey üzerinde hem bilimsel bir titizlik hem de spiritüel bir katman oluşturur. İnan’ın resimlerinde yazı, bir iletişim aracından ziyade görsel bir doku ve plastik bir eleman olarak karşımıza çıkar. Osmanlı kültürü, kaligrafi ve eski metinlerden aldığı ilhamı çağdaş bir dışavurumla birleştirerek "yazıtlar" oluşturur. İnsan yüzlerini deforme ederek veya böcek gövdeleriyle iç içe geçirerek sunduğu kompozisyonlarında, varlığın kırılganlığını ve evrendeki yerini irdeler. Onun sanatı, izleyiciyi görünenin ardındaki gizli anlamları aramaya iten, entelektüel derinliği yüksek bir keşif alanıdır. Sanatçı, Türk resminde "fantastik gerçekçilik" ve "yeni dışavurumculuk" arasında kendine has, taklit edilemez bir yol açmıştır. 1968 yılından günümüze pek çok sergi açan sanatçının kişisel sergilerinin yanında 1972 yılından itibaren karma sergilere de katılan sanatçının yapıtlarının bulunduğu kalıcı koleksiyonlar arasında, Ankara ve İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Müzeleri, Berlin Dahlem Museum, Munich Haus der Kunst, Frechen Kunstverein, – Cleveland Modern Art Museum, Londra, British Museum, Belçika Fredrikstad Modern Art Museum müzeleri sayılabilir.
Sergileri
- 1992 — Serigrafi ve Gravürler
- 1993 — Ergin İnan
- 1993 — Çağdaş Sanat 7 – Yaz Sergisi '93
- 1994 — Resim Heykel 10. Yıl Sergisi
- 1995 — Yaz Sergisi 8
- 1996 — Çağdaş Sanat 9
- 1997 — Çağdaş Sanat 10
- 1997 — 1. Ege Sanat Festivali — Çağdaş Türk Resim Sergisi
- 1998 — Çağdaş Sanat 11
- 1998 — Ergin İnan — Desen Sergisi
- 1999 — Bozkurt Şener Koleksiyonu Sergisi
- 1999 — Çağdaş Sanat 12
- 2000 — Çağdaş Sanat 13
- 2002 — Çağdaş Sanat 15
- 2003 — Çağdaş Sanat 16
- 2004 — Çağdaş Sanat 17
- 2005 — Çağdaş Sanat 18
- 2006 — Çağdaş Sanat 19
- 2006 — Örnek 4 Kuşak II
- 2006 — Contemporary İstanbul 2006
- 2007 — Çağdaş Sanat 20 — Yaz Sergisi
- 2008 — Çağdaş Sanat 21
- 2008 — Dr. Şükrü Bozluolcay Koleksiyonu
- 2010 — Çağdaş Sanat 22
- 2012 — Tanışma
- 2013 — Erkek ve Ölüm
- 2013 — Çağdaş Sanat 23
- 2017 — 1932-1965 Kuşağından Seçki
- 2019 — Dagmar-Sadi Göğdün & Ayla-Sabit Uluhan Koleksiyon Sergisi
- 2020 — Çağdaş Sanatta 35 Yıla Saygı — Eskişehir
- 2020 — Çağdaş Sanatta 35 Yıla Saygı
- 2021 — Çağdaş Sanat 25. Yaz Sergisi
- 2021 — BİLEŞİM
- 2023 — Sanatta Birlik: Yansımalar ve Kırılmalar
Katıldığı Fuarlar
- 2006 — Contemporary İstanbul 2006








