Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Mehmet Güleryüz
Sanatçı

1938 İstanbul doğumlu Mehmet Güleryüz, Saint Benoit Fransız Lisesi’nin ardından girdiği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nü 1966 yılında birincilikle tamamlamıştır. Neşet Günal ve Cemal Tollu gibi ustaların öğrencisi olan sanatçı, akademik eğitimi sırasında profesyonel tiyatro oyunculuğuna da başlayarak sanatın farklı disiplinlerini kişiliğinde birleştirmiştir.

Mehmet Güleryüz
Mehmet GüleryüzMine Sanat G

Biyografi

1938 İstanbul doğumlu Mehmet Güleryüz, Saint Benoit Fransız Lisesi’nin ardından girdiği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nü 1966 yılında birincilikle tamamlamıştır. Neşet Günal ve Cemal Tollu gibi ustaların öğrencisi olan sanatçı, akademik eğitimi sırasında profesyonel tiyatro oyunculuğuna da başlayarak sanatın farklı disiplinlerini kişiliğinde birleştirmiştir. 1970-1975 yılları arasında Paris’te devlet bursuyla resim, litografi ve heykel üzerine uzmanlaşan Güleryüz, 1980’lerde New York’ta sürdürdüğü çalışmaları ve ardından İstanbul’da kendi adını taşıyan atölyesinde verdiği derslerle, Türk sanat ortamının hem teorik hem de pratik gelişiminde merkezi bir rol oynamıştır. Güleryüz’ün sanat anlayışı, eleştirmen Levent Çalıkoğlu’nun deyimiyle "resimden taşan ve heykele sığmayan imgeler" üzerine kuruludur. Şeffaf ve boyutsuz bir katman olarak zihinde beliren imgenin resimsel bir zemine akarken sergilediği ele avuca gelmez doğa, sanatçının temel çıkış noktasını oluşturur. Hafızada patlak veren görsellerin kağıda veya tuvale aktarılmasından doğan o gerilimli süreç, Güleryüz’ün fırçasını her zaman atik ve zinde tutmuştur. Sanatçı, hayaletimsi bir varlığa sahip olan bu imgelerin kaybolup gitmesine tutkulu bir biçimde direnerek, onları sarsıcı birer gerçekliğe dönüştürür. Toplumcu-eleştirel bakış açısıyla tanınan sanatçı; aile yapısı, kadın-erkek ilişkileri, doğa ve güncel yaşamın tüm sarsıntılarını eserlerine taşır. İnsanı keşfetmenin yolunun "insanlık hallerinin aşırı uçlarında dolaşmak" olduğuna inanan Güleryüz için figür, tuval üzerinde sabit görünse bile her an bir devinim içindedir. İnsanı keşfetmenin en kolay yolunun insanlık hallerinin aşırı uçlarında dolanmak olduğuna inanır. 1986’da yayımladığı Kalın dergisi ve Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği kurucu başkanlığı gibi girişimleriyle sanatın örgütlü ve entelektüel gücünü de savunmuştur. Mehmet Güleryüz, sanatsal ödün vermeyen duruşuyla da hafızalara kazınmıştır; nitekim 1998 yılında kendisine verilen "Devlet Sanatçısı" unvanının iptali için açtığı davayı kazanarak bu unvanın geri alınmasını sağlamıştır. Sanat hayatının son dönemini Paris ve İstanbul arasında üretimle geçiren usta sanatçı, 2024 yılında Paris’te vefat edene dek, desenden heykele uzanan hibrit teknikleriyle insan ruhunun en mahrem ve en politik alanlarını resmetmeye devam etmiştir. Onun mirası, sanatın sadece bir temsil biçimi değil, aynı zamanda bir direniş ve sorgulama alanı olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Sergileri

Arşiv

Katıldığı Fuarlar