Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Özdemir Altan
Sanatçı

Özdemir Altan (1931), Türk resim sanatında avangard düşünceyi savunan sanatçılardandır. 1956 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Zeki Faik İzer atölyesinden mezun olan sanatçı, 1962’de asistan olarak girdiği bu kurumda profesörlüğe kadar yükselmiştir.

Özdemir Altan
Özdemir AltanMine Sanat A

Biyografi

Özdemir Altan (1931), Türk resim sanatında avangard düşünceyi savunan sanatçılardandır. 1956 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Zeki Faik İzer atölyesinden mezun olan sanatçı, 1962’de asistan olarak girdiği bu kurumda profesörlüğe kadar yükselmiştir. Sadece bir ressam değil, aynı zamanda sanat eleştirileri kaleme alan ve sanatın kuramsal altyapısını sorgulayan çok yönlü bir figürdür. Altan’ın sanat serüveni, tek bir üsluba hapsolmayı reddeden, sürekli kabuk değiştiren devrimci bir süreçtir. "Romantik Dönem" ile başlayan yolculuğu, Paris yıllarında Saint Denis Kilisesi’nin vitraylarından esinlendiği "Kral ve Kraliçeler" serisiyle devam etmiş; ardından "Tepegöz" ve "Sinek Kralı’nın Oğlu" gibi fantastik ve alegorik dünyalara evrilmiştir. Sanatçı, 1980’lerin sonunda geliştirdiği "Rastlantısal Buluşma" yöntemiyle sanat dünyasında büyük yankı uyandırmıştır. Bu yöntem; birbirinden tamamen farklı mantık, doku, malzeme ve ışık unsurlarının bir yüzeyde tesadüfi olarak bir araya gelmesiyle oluşan, "aykırılığın uyumunu" temel alan radikal bir sentezdir. Onun resimlerinde kolajlar, üç boyutlu nesneler ve 1989’dan bu yana devam eden "Soyağaçları" serisi; sanatın zorla anlam yüklenen bir nesne değil, kendi anlamını bulan tanrısal bir dışavurum olduğunu kanıtlar. Altan, sanatta içtenliği ve özgürlüğü her şeyin üzerinde tutarak, "Resim ya iyidir ya da değildir" diyerek sanatın zamana karşı vereceği sınavı vurgular. TRT İstanbul Radyosu için yaptığı devasa duvar halılarından, düzenlediği efsanevi sanatçı retrospektiflerine kadar her işinde, yerel değerleri evrensel avangardizmle harmanlamayı başarmıştır. Özdemir Altan, Türk resminde "kuralları yıkarak kural koyan" bir usta olarak benzersiz yerini korumaktadır. Sanatı bir keşif ve "hissetme" alanı olarak gören Altan, izleyiciyi görsel bir karmaşanın içindeki o saf, samimi ve özgür duyguyla buluşturmaya devam etmektedir. “Çok kez bir başyapıt karşısında onun sanatçısı tarafından yapılmış değil, dünyada zaten var olduğu duygusuna kapılırım. Çünkü bazı üst düzeydeki başyapıtlar bir kişi tarafından ne kadar yetenekli olursa olsun yapılamayacak kadar tanrısaldır. Sanata zorla anlam yüklenemez, onun kendi anlamını kendinin bulmasına izin verilmelidir. Yani doğal olmalıyız. Yaptığımız gördüğümüz değil, hissettiğimiz özgür duygularımız oysa Türkiye’de para, sanata egemen oldu. Ne kadar samimi olursak o kadar iyi sanat yaparız. Resim ya iyidir ya da değildir ve bu gelecekte belli olacak. Dolayısıyla, eğer içten davranıyorsak ürettiklerimiz hissettiklerimizdir.”

Sergileri

Arşiv

Katıldığı Fuarlar