Dikine ve Dibine
Adres: Caresse Art Gallery · Caresse Resort & Spa Bodrum
Tarih: 25 Ekim 2025 – 28 Kasım 2025
Sanatçılar:
Belma Kurt Yavuz
Mine Art Gallery, Belma Kurt Yavuz’un “Dünyevileştirmeler” başlıklı çok katmanlı düşünsel üretim serisinin ikinci sergisi olan Dikine ve Dibine’yi Caresse Art Gallery’de izleyiciyle buluşturuyor.
Mine Art Gallery, Belma Kurt Yavuz’un “Dünyevileştirmeler” başlıklı çok katmanlı düşünsel üretim serisinin ikinci sergisi olan Dikine ve Dibine’yi Caresse Art Gallery’de izleyiciyle buluşturuyor. Bu sergi, dünyanın yalnızca maddi bir mekân olarak değil, aynı zamanda aşkın ve içkin arasında salınan, ikili karşıtlıklarla kuşatılmış bir temsil alanı olarak nasıl kurulduğunu soruşturuyor. Yavuz, dünyaya dair kavrayışımızı belirleyen ve çoğu zaman farkına bile varmadan içine yerleştiğimiz dikey hiyerarşilere dikkat çekerek, bu hiyerarşilerin ürettiği krizlerin izini sürüyor.
Dikine: Yükselişin Mitinden Dünyaya Düşüşe
“Dikine” bölümü, insanlık tarihinin kökensel anlatılarında yer alan yükselme-düşme, gökyüzü-dünya, ruh-beden gibi kategorilerin nasıl aşkın olanı kutsayarak dünyayı bir tür sürgün alanına dönüştürdüğünü görünür kılıyor. Adem ile Havva’dan itibaren “düşüş” olarak kodlanan dünyaya geliş, özellikle kadın üzerinden tanımlanan ilk günah ve cezalandırma mitosuyla birlikte, yeryüzünü bir komplo gibi gösteren sembolik düzenleri beslemiştir. Yavuz bu bölümde, simetrik ve ikili düşüncenin gerçekliği basitleştirirken aynı zamanda çarpıttığını; yaşamı çember formunda kapatarak hakikati yok eden bir temsil mekanizması ürettiğini vurgular.
Dibine: Yerin Altında Kurulan Özne
“Dibine” serisi ise, aşkın olanı yükseltmek için aşağı itilen, dışlanan, bastırılan varlık durumlarına odaklanır. Kadın öznenin ancak ekstasis yoluyla —kendinden geçerek, kendini yok ederek— “varlık” kazanabileceği fikrine karşı duran bu bölüm, yeraltını bir yokluk değil, dönüşüm alanı olarak ele alır. Julia Kristeva’nın işaret ettiği gibi öznenin kuruluşu, her zaman bir “zındık olanın”, yeraltına sürülenin varlığına ihtiyaç duyar. Bu bağlamda “dibine”, yalnızca düşülen değil; yeni bir öznenin, dünyalılığını kabul eden bir varlığın mümkün olabileceği eşiği temsil eder.
Ontolojik Kriz Çağında Dünyevileştirme
Belma Kurt Yavuz, bu iki eksen üzerinden yalnızca kadınlık ve erkeklik krizini değil; ekolojik yıkım, küresel politik gerilim, ben ve öteki arasındaki çatışma gibi güncel krizleri belirleyen ontolojik kaynaklara inmeyi önerir. Kartezyen ikiliğin hâkimiyetine dayanan bu düşünsel yapı sorgulanmadıkça, krizlerin yeniden üretileceğini savunur. Sergi, izleyiciyi yalnızca görsel bir deneyime değil, dünyayla ilişkimizi kökten yeniden düşünmeye davet eder: Kendimizi dünyanın dışında bir göz, bir çember içinde değil; onun tam kalbinde, kaynama noktasında konumlandırmaya.
Sergi, Alain Badiou’nun “felsefenin tek gerçek konusunun sonsuzluğun dünyevileştirilmesi” fikrinden yola çıkan bir düşünsel hat üzerinde ilerliyor ve izleyiciyi, aşkınlık mitlerini çözerek dünyaya geri dönmeye çağırıyor.


































