Artbosphorus 2010 İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı
14 Nisan 2010 · ÇAĞDAŞ SANAT FUARI
Hakkında
Sanat fuarı katılımı — Sabahat Çıkıntaş "büyük ateş" projesi — 14–18 Nisan 2010 · Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi, İstanbul — Mine Sanat Galerisi standı: B14, üst salon · www.artbosphorus.com
Mine Sanat Galerisi, 14–18 Nisan 2010 tarihleri arasında Harbiye Askeri Müze ve Kültür Salonu'nda gerçekleştirilen ARTBOSPHORUS 2010 İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı'na katıldı. Galeri standında Sabahat Çıkıntaş, "büyük ateş" sergi projesini sanatseverlerle buluşturdu. "büyük ateş", Sabahat Çıkıntaş'ın 13. kişisel sergisiydi.
Çıkıntaş "büyük ateş" projesindeki işleriyle "big bang"den bugüne, o ilk andan şimdiki ana genişleyen evrenin hikâyesini yansıtmaya çalışır. Katmanlarıyla zamanda yolculuk hissi veren evrensel süreci anlatırken insanın içindeki içsel dönüşümü de vurgular. Kullandığı renklerle evrende kendi noktasını, kapladığı alanı tanımlar gibidir; o nokta da bir evrendir. Kendi içindeki patlamayla o ilk evrensel patlama arasında benzerlikler kurar: bir krizle, içeride volkan gibi kaynayan, sıkışan, dışarı çıkmak isteyen bir ateştir. Volkandan taşan lavların kendine yer açması, bir alan yaratması gibi yayılarak yıkıcı, yakıcı ilerlemesi içimizdeki tutkulu ruhsal dönüşümü hatırlatır. Bu "büyük ateş"tir. Krizle gelen tahribatlar, dört elementten biri olan ateş, kırmızıyla kendini gösterir. Sanatçı bu süreci, evrenin dengesi ve matematiğiyle dönüşüm içerisinde gelişen, değişen bir içsel oluşum olarak görür.
Renkte ve biçimde sade bir yaklaşım benimseyen Çıkıntaş, elementler arası bağıntılardan evrensel yapının simgesel formlarına doğru ilerlerken KARE'yi seçer. Dönüşüm, kare formlar ve onların dizilişleriyle anlatılır. Evrensel süreç ile insanın içsel dönüşüm hikâyesinin paralelliği karelerin karşılıklı kenarlarıyla kurulur. Paraleller 90 derecelik açılarla birleştiğinde sivri köşeler acıtır, kanatır; çoğaldıkça ve saçıldıkça yeni yaralara, yeni oluşumlara, yeni biçimlere dönüşür.
Sabahat Çıkıntaş — "büyük ateş" serisi (2010) – Stantta sergilenen tuvallerin büyük çoğunluğu kırmızı–vişne tonlarında, katmanlı kare/dörtgen parçaların yüzeye yayıldığı kabartmalı (rölyef) kompozisyonlardır. – Bazı işlerde kare formlar merkezden dışa doğru radyal biçimde saçılarak bir patlama / genişleyen evren etkisi yaratır. – Seri içinde gri–kırmızı tonlardaki bir tuval, baskın kırmızı paletten ayrılarak kare formların yığışmasını farklı bir renk dengesinde sunar.








