Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Bilge Akor
Sanatçı

1936 İstanbul doğumlu Bilge Alkor, Notre Dame de Sion’dan mezun olduktan sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde başladığı sanat eğitimini Münih ve Roma Güzel Sanatlar Akademilerinde derinleştirmiş; Avrupa’nın sanat merkezlerinde gravür tekniği üzerine uzmanlaşmıştır. Roma ve Almanya-Lüneburg’da geçen uzun yılların ardından 1989’da İstanbul’a dönen sanatçı, eserlerini İstanbul’da, Narmanlı Han’da yer alan ve her odası farklı bir kavramsal dünya olarak tasarlanmış olan Bilge Alkor Koleksiyon Evi’nde sergilemektedir.

Bilge Alkor
Bilge AkorMine Sanat A

Biyografi

1936 İstanbul doğumlu Bilge Alkor, Notre Dame de Sion’dan mezun olduktan sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde başladığı sanat eğitimini Münih ve Roma Güzel Sanatlar Akademilerinde derinleştirmiş; Avrupa’nın sanat merkezlerinde gravür tekniği üzerine uzmanlaşmıştır. Roma ve Almanya-Lüneburg’da geçen uzun yılların ardından 1989’da İstanbul’a dönen sanatçı, eserlerini İstanbul’da, Narmanlı Han’da yer alan ve her odası farklı bir kavramsal dünya olarak tasarlanmış olan Bilge Alkor Koleksiyon Evi’nde sergilemektedir. Alkor’un sanat yolculuğu, soyut resmin sorunsalları üzerine kurduğu dramatik bir anlatıyla başlar. İlk dönemlerinde renk ve düzenleme arayışlarıyla yaşamdaki şiddeti ve çelişkileri soğuk bir çarpıcılıkla dile getiren sanatçı, koyu renkli lekelerden süzülen belli belirsiz figürlerle karamsar bir iç dünyayı yansıtmıştır. Bu kompozisyonlarda insan ve hayvan figürleri, karanlık bir renk akışı içinde donuklaşarak birer maske işlevi görür. Sanatçının en belirgin özelliği, görsel sanatları edebiyatın derin sularıyla buluşturmasıdır. Shakespeare, Dante, E.T.A. Hoffmann gibi dünya edebiyatı devlerinin yanı sıra Ahmet Hamdi Tanpınar ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi isimlerin eserleri Alkor’un tuvalinde görsel birer izlenimleri işlemiştir. Sanatçı, edebiyat metinlerinin kendisinde uyandırdığı ruhsal yankıları; dokusal bir derinlik, sembolik maskeler ve gizemli atmosferler aracılığıyla izleyiciye aktararak resmini disiplinlerarası bir anlatı alanına taşır.

Sergileri