Ferit Özşen (1943), modern Türk heykel sanatında malzemenin teknik imkânlarını ustalıkla kullanan, özellikle bronz döküm ve metal işleme konusundaki ustalığıyla tanınan anıt ve heykel sanatçısıdır. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Hüseyin Gezer ve Şadi Çalık gibi ekol isimlerin öğrencisi olan ve bakır ve demir işleme tekniklerini öğrenen Özşen, Viyana'da modern heykelin devlerinden Fritz Wotruba ile çalışarak form anlayışını geliştirmiştir.

Biyografi
Ferit Özşen (1943), modern Türk heykel sanatında malzemenin teknik imkânlarını ustalıkla kullanan, özellikle bronz döküm ve metal işleme konusundaki ustalığıyla tanınan anıt ve heykel sanatçısıdır. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Hüseyin Gezer ve Şadi Çalık gibi ekol isimlerin öğrencisi olan ve bakır ve demir işleme tekniklerini öğrenen Özşen, Viyana'da modern heykelin devlerinden Fritz Wotruba ile çalışarak form anlayışını geliştirmiştir. Hem bir sanatçı hem de İstanbul Resim ve Heykel Müzesi eski müdürü olarak Türk sanat kurumlarına ve eğitimine büyük emek vermiştir. Özşen’in heykel serüveni, deneyselliğin ve teknik kusursuzluğun birleşimidir. 1970'lerde "uzay" temasını işlediği soyut geometrik heykelleriyle dikkat çeken sanatçı, geleneksel malzemeleri modern bir dille yorumlamıştır. 1973 yılındaki Cumhuriyet'in 50. Yılı kapsamında Arnavutköy Akıntı Burnu için hazırladığı "Yağmur" adlı metal heykeli, Türkiye'deki kamusal alan heykelciliğinde özgün örneklerden biri kabul edilir. Sanatçının form arayışındaki en çarpıcı duraklardan biri, doğurganlık ve bereket temalarını merkezine alan "Kibele Serisi"dir. Bir yaşam mucizesinden etkilenerek başlattığı bu süreçte, figür giderek sadeleşmiş; kollar ve bacaklar yok olarak geriye bereketin sembolü olan "küre" formu kalmıştır. Bu yaklaşımıyla Özşen, Anadolu'nun kadim ana tanrıça kültünü modern heykelin yalın geometrisiyle yeniden canlandırmıştır. Bronz döküm teknikleri, özellikle de hassas döküm yöntemi olan cire perdue (kayıp mum) tekniği üzerine yaptığı araştırmalarla Türkiye'de bu alanın en önemli uzmanı haline gelmiştir. Kurduğu döküm atölyesiyle birçok sanatçıya teknik destek sağlayan Özşen; Türkiye'nin hemen her şehrinde ve Japonya'dan Suudi Arabistan'a uzanan geniş bir coğrafyada anıt, rölyef ve heykelleriyle iz bırakmıştır. Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Bölümünde ve Altınbaş Üniversitesi'nde çalışmış ve kendi atölyesinde üretimini sürdüren sanatçı, kütlenin gücünü, metal ve bronz üzerinden anlatmaya devam etmektedir. “Dokuz aylık hamile bir kadının karnına dokunmuştum; cam gibi parlak-sert, sıcak ve küresel, bu doğa harikası, içindeki varlıkla birlikte beni çok etkiledi. Hamile kadınlar çizdim. Heykeller yaptım. Giderek kollar ve bacaklar yok oldu. Küre salt bir biçim olarak elimde kaldı. Üreme ve bereket sembolü olarak kullandım onu. Tıpkı Ön-Asya´nın mutlak bereket tanrıçası Kibele gibi. Sonradan yaptığım seriye "Kibele Serisi" dedim.”
Sergileri
- 1994 — Resim Heykel 10. Yıl Sergisi
- 1995 — Yaz Sergisi 8
- 1996 — Çağdaş Sanat 9
- 1997 — Çağdaş Sanat 10
- 1998 — Çağdaş Sanat 11
- 1999 — Çağdaş Sanat 12
- 2000 — Çağdaş Sanat 13
- 2004 — Çağdaş Sanat 17
- 2007 — Türk Heykelinden Bir Kesit
- 2007 — Art Show 2007 İstanbul — Sanat Galerileri Buluşması II
- 2021 — ARTWEEKS@AKARETLER V
- 2023 — ARTWEEKS@AKARETLER VIII
- 2024 — Artweeks İstanbul IX (2024)
- 2024 — ARTWEEKS X
- 2024 — Akıştaki Formlar: Bedenin Anatomisi
- 2026 — 3 Kuşak — Mine Sanat'ta Heykel
Katıldığı Fuarlar
- 2024 — ARTWEEKS X
- 2024 — Artweeks İstanbul IX (2024)
- 2023 — ARTWEEKS@AKARETLER VIII
- 2021 — ARTWEEKS@AKARETLER V
- 2007 — Art Show 2007 İstanbul — Sanat Galerileri Buluşması II
