Güngör Taner (1941), Türk resim sanatında soyut dışavurumculuğun en güçlü ve dinamik temsilcilerinden biri olarak, rengin özerkliğini ve hareketin enerjisini merkeze alan bir üslup geliştirmiştir. 1968 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Nurullah Berk Atölyesi’nden mezun olan sanatçı, 1971’de Salzburg Yaz Akademisi’nde Corneille ile çalışarak uluslararası sanatsal vizyonunu genişletmiştir.

Biyografi
Güngör Taner (1941), Türk resim sanatında soyut dışavurumculuğun en güçlü ve dinamik temsilcilerinden biri olarak, rengin özerkliğini ve hareketin enerjisini merkeze alan bir üslup geliştirmiştir. 1968 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Nurullah Berk Atölyesi’nden mezun olan sanatçı, 1971’de Salzburg Yaz Akademisi’nde Corneille ile çalışarak uluslararası sanatsal vizyonunu genişletmiştir. Taner, resmini herhangi bir nesneye veya öyküye dayandırmak yerine, doğrudan boyanın ve rengin kendi lisanıyla konuşmayı tercih eden, duyumsal etkisi yüksek bir görsel dil inşa etmiştir. Sanatçının yapıtları, "zihinsel kurgu" ile "spontane eylem" arasındaki hassas dengede şekillenir. Dev boyutlu tuval yüzeylerinde patlayan renk lekeleri, yatay ve dikey hareketlerle merkezden çevreye yayılırken; izleyiciye hem titizlikle düşünülmüş bir düzen hem de o anın heyecanıyla savrulmuş bir kendiliğindenlik hissi verir. Paris soyutundan izler taşıyan bu yaklaşım, Taner’in elinde durağanlıktan uzak, aktif ve yüzeyi derinlemesine delen bir ışık-gölge oyununa dönüşür. Onun resminde boşluk, sadece bir zemin değil; lekelerin içinde uçuştuğu, kütlesel bir ağırlık kazandığı veya aniden hafiflediği dinamik bir atmosferdir. Güngör Taner’in sanatında renk, sadece görsel bir öğe değil, anlamsal bir doku taşıyan "iletken" bir unsurdur. Birbiri içine geçen, kilitlenen ve sonra aniden dağılan renk yumakları, adeta gergin bir ruh halinin dışavurumunu veya sürekli bir dönüşümü simgeler. Sanatçı, geleneksel tasarım yöntemlerini reddederek, renk bloklarının açıklık ve koyuluk değerleriyle kendine özgü "ifade nesneleri" yaratır. Hiçbir somut hikâye anlatmamasına rağmen, izleyiciyle kurduğu bu yoğun duyumsal iletişim, Taner’i çağdaş Türk resminin soyutlama geleneği içinde nev-i şahsına münhasır bir konuma yerleştirir. Halen İstanbul’da yaşamını ve üretimini sürdüren Güngör Taner’in eserleri, rengin salt bir eleman olmaktan çıkıp bir "yapıt" kurucu özneye dönüştüğü en etkileyici örnekler arasında yer almaktadır. Birçok önemli müze ve özel koleksiyonda bulunan çalışmaları, resim yüzeyindeki enerjinin ve ritmin zamansız birer kanıtı niteliğindedir.
Sergileri
- 1989 — Çağdaş Sanat 3
- 1992 — Resim Heykel 92/93
- 1994 — Resim Heykel 10. Yıl Sergisi
- 1995 — Yaz Sergisi 8
- 1996 — Çağdaş Sanat 9
- 1997 — Çağdaş Sanat 10
- 1998 — Çağdaş Sanat 11
- 1999 — Bozkurt Şener Koleksiyonu Sergisi
- 1999 — Çağdaş Sanat 12
- 2000 — Çağdaş Sanat 13
- 2002 — Çağdaş Sanat 15
- 2003 — Çağdaş Sanat 16
- 2005 — Lithography (Taş Baskı)
- 2006 — Çağdaş Sanat 19
- 2007 — Çağdaş Sanat 20 — Yaz Sergisi
- 2008 — Dr. Şükrü Bozluolcay Koleksiyonu
- 2012 — Tanışma
- 2012 — Manzara Hakkında
- 2013 — Çağdaş Sanat 23
- 2014 — 1940-1975 Kuşağından Seçki
- 2019 — Dagmar-Sadi Göğdün & Ayla-Sabit Uluhan Koleksiyon Sergisi
- 2020 — Çağdaş Sanatta 35 Yıla Saygı — Eskişehir
- 2020 — Çağdaş Sanatta 35 Yıla Saygı
- 2021 — Çağdaş Sanat 25. Yaz Sergisi
- 2021 — ARTWEEKS@AKARETLER V
- 2023 — Dr. Haluk Gökçebay Koleksiyonundan Bir Seçki
Katıldığı Fuarlar
- 2021 — ARTWEEKS@AKARETLER V
