Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00 (Pazar ve Pazartesi Kapalı)

Koray Ariş
Sanatçı

Koray Ariş (1944), Türk heykel sanatında malzemenin doğasını, dokunma duyusunu ve hareketi merkeze alan, geleneksel heykelin statik yapısını kıran en özgün isimlerden biridir. 1968 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Şadi Çalık’ın öğrencisi olarak mezun olan Ariş, ardından Roma’da Emilio Greco ile çalışmış ve Roma’da kendi atölyesini kurarak uluslararası bir deneyim kazanmıştır.

Koray Ariş
Koray ArişMine Sanat A

Biyografi

Koray Ariş (1944), Türk heykel sanatında malzemenin doğasını, dokunma duyusunu ve hareketi merkeze alan, geleneksel heykelin statik yapısını kıran en özgün isimlerden biridir. 1968 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Şadi Çalık’ın öğrencisi olarak mezun olan Ariş, ardından Roma’da Emilio Greco ile çalışmış ve Roma’da kendi atölyesini kurarak uluslararası bir deneyim kazanmıştır. 1974 yılında Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Akademi’de ders vermiş, ancak daha sonra tamamen bağımsız sanatsal üretimine odaklanmıştır. Sanatçının heykel serüveni, bronz ve ahşabın yanı sıra kösele ve deri gibi alışılmadık malzemeleri sanatın yüksek estetik diline dahil etmesiyle ayrışır. Erken dönemlerinde figüratif, durağan ve hüzünlü beden temsilleri üzerine yoğunlaşan Ariş, zamanla formlarını sadeleştirerek soyut bir dile yönelmiştir. Onun "organik soyutlama" olarak adlandırılabilecek formları, doğadaki yalın yapılardan ve antik mezar taşlarının anıtsallığından beslenir. Ancak Ariş'i çağdaşlarından ayıran en temel özellik, heykeli izleyicinin mesafeli bir bakışla izlediği bir nesne olmaktan çıkarıp, etkileşime açık bir "deneyim alanına" dönüştürmesidir. Koray Ariş’in "hacıyatmaz" benzeri, hafif bir dokunuşla devinen formları, izleyiciyi sanat yapıtıyla fiziksel bir bağ kurmaya davet eder. Dokunma, sallanma ve bu hareketten doğan işitsel öğeler, onun sanat pratiğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Köselenin sıcak dokusunu ve el işçiliğinin titizliğini ön plana çıkaran sanatçı, masalsı figürleri andıran bu hareketli nesnelerle heykelin o ağırbaşlı ve dokunulmaz tabusunu yıkar. Sanatçı, Çatalca’daki atölyesinde, biçim ve malzemenin organik birliğini savunarak çağdaş heykelin sınırlarını genişletmeye devam etmektedir.

Sergileri

Katıldığı Fuarlar