Seçkin Pirim (1977), modern Türk heykel sanatının uluslararası ölçekte en dikkat çeken isimlerinden biri olup, neominimalist tavrı ve kusursuz işçiliğiyle tanınan bir sanatçıdır. Çocukluk yıllarından itibaren sanat atölyelerinin havasını soluyarak yetişen Pirim, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nü bitirdikten sonra aynı bölümde yüksek lisansını tamamlar.

Biyografi
Seçkin Pirim (1977), modern Türk heykel sanatının uluslararası ölçekte en dikkat çeken isimlerinden biri olup, neominimalist tavrı ve kusursuz işçiliğiyle tanınan bir sanatçıdır. Çocukluk yıllarından itibaren sanat atölyelerinin havasını soluyarak yetişen Pirim, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nü bitirdikten sonra aynı bölümde yüksek lisansını tamamlar. Kendi deyimiyle "dağınık bir ruha" sahip olmasına rağmen, bu dağınıklığı kağıt, pleksi, mermer ve alüminyum gibi malzemeleri milimetrik bir düzenle üst üste katmanlandırarak dengelemiş; böylece rasyonel olan ile duygusal olanı aynı formda buluşturmuştur. İlhamını Mevlana’nın “birden bütüne” anlayışından alan Pirim’in sanatının kaynağı, dert edindiği varoluşsal meseleler ve tecrübelerdir; son dönem yapıtlarıysa insanın kendi özüne dönüş yolculuğuna ve ruhsal-bedensel arınmaya odaklanır. Pirim, günümüzün kaotik ve çokkimlikli varoluş biçimleri karşısında kendi sınırlarını zorlayarak, tekrara dayalı jestler üzerinden yenilenmeye ve dönüşmeye dair sorulara cevaplar arar. Sanatçı, titizlikle kurguladığı her bir katmanda tesadüfe yer vermez; ancak bu sistematik yapı içinde formun akışkanlığı ve esnekliği, izleyiciyi katı bir düzenin ötesinde ruhsal bir arınmaya davet eder. Uluslararası alanda Saatchi Gallery, Triennale Milano ve Design Shanghai gibi önemli platformlarda eserleri sergilenen Pirim, heykel ile tasarım arasındaki sınırları da esneten bir vizyona sahiptir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul ile Londra arasında sürdüren Seçkin Pirim, malzemenin sınırlarını zorlayan teknik ustalığıyla çağdaş heykelin geleceğine yön veren isimler arasında yer almaktadır. “Ben çok dağınık bir adamım. Bütün bu dağınık ruha rağmen acayip düzenli işler yapıyorum. Daha hiperaktif, coşkulu hissederken daha minimal, yalın işler ortaya çıkıyor. Bu da içimdeki karşıtlık içgüdüsünden kaynaklanıyor. Karakteristik bir yapı ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Ben kendim neysem, içimde hissettiğim o samimi duygu neyse, ortaya çıkan iş de aynen öyle samimi oluyor.”
Sergileri
- 1998 — 7+1 "Ben
- 2002 — Çağdaş Sanat 15
- 2011 — 8 Sanatçı – 8 Güncel
- 2013 — Çağdaş Sanat 23
- 2021 — Çağdaş Sanat 25. Yaz Sergisi
- 2023 — Sanatta Birlik: Yansımalar ve Kırılmalar
